Monthly Archives: Nisan 2017

4721 Sayılı Türk Medeni Kanuna göre boşanma

BOŞANMA DAVALARINDA GÖREVLİ MAHKEME
Aile Mahkemesidir. Aile mahkemesi olmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi Aile Mahkemesi sıfatıyla davayı görür.

BOŞANMA DAVASINDA YETKİLİ MAHKEME
Madde 168- Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Evinden ayrılmak ve ailesinin yanına sığınmak zorunda kalan eş bulunduğu yerde de dava açabilecektir.

BOŞANMA GEREKÇELERİ NELERDİR?
Boşanma gerekçeleri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 161-166 maddeleri arasında sayılmıştır. a) Terk b) Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış c)Suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme ç)Terk d) Akıl Hastalığı e)Evlilik birliğinin sarsılması
Bu sebeplerden birisinin mevcut olması halinde boşanmaya karar verilmektedir. Boşanma davaları genel olarak toplumda şiddetli geçimsizlik olarak adlandırılan evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle açılmaktadır. Evliliğin devamının gerek taraflar gerekse çocuklar açısından korumaya değer bir yarar kalmadığının ispatı ve mahkeme hakimi tarafından tespiti halinde boşanmaya karar verilir.
Zina ve hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranışa ilişkin açılacak davaların sebebin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde açılması gerekmektedir. Sebebin öğrenilmesinden itibaren 6 ay sebebin doğumundan ve eylemin üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Boşanmaya gerekçe olan eylemlerin eş tarafından affedilmesi dava açılmasına engeldir.
ANLAŞMALI BOŞANMA
Madde 166/3 Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.
Kanun maddesinde belirtildiği üzere anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmesi için tarafların evliliklerinin en az 1 yıl sürmüş olması gerekmektedir. Taraflar vekilleri ile temsil ediliyor olsalar bile duruşmada bizzat bulunacak ve boşanmaya ilişkin beyanlarını herhangi bir baskı altında olmadan açıklayacaklardır. Tarafların boşanmanın mali sonuçları ve velayet hususunda anlaşmış olmaları önemlidir. Eğer bu anlaşma hakim tarafından da uygun ve uygulanabilir görülürse anlaşmalı boşanma gerçekleşir. Hakim tarafından velayet hususunda çocukların menfaati doğrultusunda gerekli görülen değişiklikler yapılabilmektedir. Taraflar anlaşmış dahi olsalar velayeti hakkı kendisinde olacak ebeveyn çocuk gelişimi ve menfaatleri açısından uygun değilse bu konuda hakim gerekli değişikliği yapabilmektedir. Boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin olarak da yine tarafların anlaşmış oldukları hususların uygulanabilir yani icra edebilir olması gerekmektedir. Muğlak ifadeler, icrası imkansız anlaşmalar hakim tarafından uygun görülmeyecektir. Tarafların boşanmadan sonra ki tasarruf haklarını kısıtlayacak anlaşmalar da geçerli değildir. Örneğin; velayet kendisinde olan anne veya baba bir daha evlenmeyecektir, evlenirse velayet diğer tarafa geçer gibi anlaşmaların geçerliliği bulunmamaktadır.

KUSURLU OLAN KİŞİ DAVA AÇABİLİR Mİ?
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan boşanma davasında 166 mad.2 davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Kanunda açıkça belirtildiği üzere kusurlu eşin açtığı davaya kusursuz yada kusuru daha az olan eşin itiraz etme yani davanın reddini talep etme hakkı vardır.Kusursuz yada daha az kusurlu eş açılan davanın reddini talep edebileceği gibi karşı dava açarak kendisi de boşanmayı talep edebilecektir.